2 Mayıs 2011 Pazartesi

Saçlara dikkat


Herkes hatırlıyor di mi ortaokul fen derslerinde tarağı kumaşa sürterdik vs vs. Bakın burda yapılmışı var. :)


Yer : Göztepe özgürlük.
Kaydıraktan her kucağıma aldığımda çektiğim acı da cabası. Bir süre sonra dokunmamaya başladım. Kendi insin kaydıraktan bana ne ....

14 Nisan 2011 Perşembe

Bugün

* Penye saç bandı = saç çorabı

* Banyoda fazlaca kalınca,
Doğa: - Bizim evde buruş var. Bak ellerim buruş buruş oldu....

*Yine banyoda duş askısı için,
Doğa: - Yukarısı çok yüksek. Ben oraya tırmanamam ama koçlar tırmanır...(Sanki ona tırman diyen oldu :))

Elma Kabuğu

Akşam yemekten sonra meyva saati.

Anne: -Annecim elmanı kabuklu mu vereyim?
Doğa: -Hayır çıplak istiyorum....

11 Nisan 2011 Pazartesi

özetimsi/özetimtrak


Bloglara yasak geldi, biz de de olay bitti. Ne aktarabildim blogu ne başka bir yere yazabildim. Zaten çok yoğundum, günler ööle geçti gitti. Sadece bunu da yazmalı dedim durdum şimdi hatırladıklarımı çorba halinde yazacağım. Dur bakalım ne kadar karışık bir şey çıkacak.

İlk olarak Doğa ilk defa tiyatroya gitti. Uzun uzun yazmak istiyorum. Vaktim kalırsa bu gece yoksa ne zaman kısmetse.

Arada aklına esip bize isimler takıyor. Mesela dün gece baba çümpes, anne çümpasa idi. Sanki bizim bilmediğimiz bir dil..:)

Daha önce yazmışmıydım hatırlamıyorum ama hala kaş çatmaya ''kaş çatlatma'' diyor. Çok seviyorum.

Bu cumartesi şantiye giderken bizimle gelmek istedi. Ben de anlatmaya çalıştım. İnşaata gidiyoruz, çocuklar şantiyeye giremez diye. Öğleden sonra bana anlatıyordu inşantiyeye çocuklar giremez diye :)

Okula gidişlerimi 2 ileri bir geri şeklinde genelde görüşürrüüüüüz diyip el sallayıp gidiyor ama bazeb her ne oluyorsa bambaşka bir çocuk geliyor. Zor sabahlar....

Bugün Ahmet dede ile telefon konuşması:
Doğa: -Ahmet Dede sen Bursadasın. Seni çağırmak istiyorum.
A.D. :- Tamam kızım.
Ben: -Ahmet Dede gelince naapacaksın?
Doğa:-Sevineceğim.

Vee Pastel boya : Kaspel boya

Bunlarda birkaç tane okul fotosu:


Ha ha bu da çorap konulu haftada çorap yıkıyorlar. Yırttık yani :)
Ah Zeynep kuzusu çok tatlı oldu. Ver eline kuru ekmeği tamam. Doğa da çok seviyor gerçi ne olacak bilmem?

Bir- bir yapıyor :) Hem de iki eline ayrı ayrı.

''Hadi el salla'' diyince direk sallıyor. Hatta Zeliş ya da biz üstümüzü giyince hemen başlıyor el sallamaya. Hadi canım hadi anca gidersin :)

Emekleme olayını zaten çoktan bitirmiştik. Artık iyice pro oldu.

Sıralıyor. Bir koltuktan diğerine gidebiliyor. Küçük masaya gidip, ayağa kalkıp, uzun bir süre Doğayla takılıyor. Ya da kalemler ortadaysa resim yapabiliyor.

Evet pastel boyayı falan hemen eline alıp kağıda sürtmeye başlıyor. Doğa kopyacısı.:)

Şu aralar bazen uyumak bazen yemek istemiyor. Bazen de ne uyumak, ne de yemek istemiyor. Combo menü. Diş herhalde diyip çok üstüne gitmiyoruz. Ama karnı doymuşsa neşesi yerine geliyor, başlıyor mamamamama, dedededede şakır şakır konuşmaya.

Bu da eskilerden. Geçen yaz tatili. Denize girmiş, çıkmış, havluya sarındığı hali ile kalmış :)
Bu arada rutin doktor kontrolüne gittik. Zeynep 10.ay kontorlü: 10305 kg, 76 cm. Doğa 2,5 yaş kontrolü: 12650 kg, 90 cm. Herşey normalmiş...

Biraz da ortaya karışık foto:



24 Şubat 2011 Perşembe

Kapak

Dün sabah Doğa'nın çantasını hazırladım, kendi çantamı hazırladım, giyindim ettim Doğa'yı giydirip geç olmadan çıkacaz evden. Klasik sabah telaşı yani...

Bir kilotlu çorap aldım, giydirmeye başladım, yarısında mızıkladı, çıkardım. Yeni çorap aldım, daha giydirmeye başlamadan mızıkladı. Üçüncüyü aldım. Daha elime alınca mızıkladı. Bu arada benim de kaşlar gittikçe çatılmaya başladı.

Anne : - Hadi artık Doğa.

Çatılmış kaşlara bakarak:

Doğa : - Gül anne.

Bu da anneye kapak olur ve olay gıdıklama seansıyla son bulur.

20 Şubat 2011 Pazar

Dialog mu monolog mu?

Doğayı sabah giydirdim, saçını taradım, tokasını taktım:

Doğa:- Anne ben hazır mıyım?
Anne:-Evet canım hazırsın.
Doğa:- Anne bana aferin mi?
Anne:- Evet canım aferin sana :)

Bu arada Zeynep emeklemeyi de çözdü ama isterse emekliyor, isterse sürünemekliyor.
Eliyle gele gel yapıyor.
Herşeyin tadına bakmak istiyor.
Eline ekmek vs. verince süper kemiriyor.
Emeklerken oturur konuma geçiyor.
Hala Doğa'dan korkuyor. Hiç yanına gelmesini istemiyor.
Biz sallayınca kafasını sağa sola sallıyor.
Ben görmedim ama Zeliş'e göre meraba diyince el sıkıyormuş.

16 Şubat 2011 Çarşamba

Atmasyon

Bauhaus'da geziyoruz. Biliyor ama bakalım hatırlıyor mu diye deniyim dedim:

Anne:- Annecim bu ne?
Doğa:- Sofista
Anne:- Tornavida değil mi güzelim. Peki nasıl çalışıyor? (Eliyle göstermesini bekliyorum)
Doğa:- Toodii toodii :)