Doğa ilk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doğa ilk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Nisan 2011 Pazartesi

özetimsi/özetimtrak


Bloglara yasak geldi, biz de de olay bitti. Ne aktarabildim blogu ne başka bir yere yazabildim. Zaten çok yoğundum, günler ööle geçti gitti. Sadece bunu da yazmalı dedim durdum şimdi hatırladıklarımı çorba halinde yazacağım. Dur bakalım ne kadar karışık bir şey çıkacak.

İlk olarak Doğa ilk defa tiyatroya gitti. Uzun uzun yazmak istiyorum. Vaktim kalırsa bu gece yoksa ne zaman kısmetse.

Arada aklına esip bize isimler takıyor. Mesela dün gece baba çümpes, anne çümpasa idi. Sanki bizim bilmediğimiz bir dil..:)

Daha önce yazmışmıydım hatırlamıyorum ama hala kaş çatmaya ''kaş çatlatma'' diyor. Çok seviyorum.

Bu cumartesi şantiye giderken bizimle gelmek istedi. Ben de anlatmaya çalıştım. İnşaata gidiyoruz, çocuklar şantiyeye giremez diye. Öğleden sonra bana anlatıyordu inşantiyeye çocuklar giremez diye :)

Okula gidişlerimi 2 ileri bir geri şeklinde genelde görüşürrüüüüüz diyip el sallayıp gidiyor ama bazeb her ne oluyorsa bambaşka bir çocuk geliyor. Zor sabahlar....

Bugün Ahmet dede ile telefon konuşması:
Doğa: -Ahmet Dede sen Bursadasın. Seni çağırmak istiyorum.
A.D. :- Tamam kızım.
Ben: -Ahmet Dede gelince naapacaksın?
Doğa:-Sevineceğim.

Vee Pastel boya : Kaspel boya

Bunlarda birkaç tane okul fotosu:


Ha ha bu da çorap konulu haftada çorap yıkıyorlar. Yırttık yani :)
Ah Zeynep kuzusu çok tatlı oldu. Ver eline kuru ekmeği tamam. Doğa da çok seviyor gerçi ne olacak bilmem?

Bir- bir yapıyor :) Hem de iki eline ayrı ayrı.

''Hadi el salla'' diyince direk sallıyor. Hatta Zeliş ya da biz üstümüzü giyince hemen başlıyor el sallamaya. Hadi canım hadi anca gidersin :)

Emekleme olayını zaten çoktan bitirmiştik. Artık iyice pro oldu.

Sıralıyor. Bir koltuktan diğerine gidebiliyor. Küçük masaya gidip, ayağa kalkıp, uzun bir süre Doğayla takılıyor. Ya da kalemler ortadaysa resim yapabiliyor.

Evet pastel boyayı falan hemen eline alıp kağıda sürtmeye başlıyor. Doğa kopyacısı.:)

Şu aralar bazen uyumak bazen yemek istemiyor. Bazen de ne uyumak, ne de yemek istemiyor. Combo menü. Diş herhalde diyip çok üstüne gitmiyoruz. Ama karnı doymuşsa neşesi yerine geliyor, başlıyor mamamamama, dedededede şakır şakır konuşmaya.

Bu da eskilerden. Geçen yaz tatili. Denize girmiş, çıkmış, havluya sarındığı hali ile kalmış :)
Bu arada rutin doktor kontrolüne gittik. Zeynep 10.ay kontorlü: 10305 kg, 76 cm. Doğa 2,5 yaş kontrolü: 12650 kg, 90 cm. Herşey normalmiş...

Biraz da ortaya karışık foto:



25 Ocak 2011 Salı

Neden?

''Türkün aklı ya kaçarken ya sıçarken'' hesabı bizimki de ilk neden sorusunu kakasını yaparken sordu.
Doğa: -Anne, neden tuvalet beyaz?

Gerçi ondan beş dakika önce de :
Doğa:- Anne bak tuvaleti beyaza boyadım demişti:)

Bu arada tuvalet durumumuz ''all inclusive'' tadında devam ediyor. Beze de, tuvalete yapmaya da devam.

24 Ocak 2011 Pazartesi

Sürün-emekliyor

Evet Zeynep kuşu bildiğimiz anlamda dizler ve eller üzerinde emeklemiyor ama ilerideki oyuncağa sürünme karışımı bir hareketle ulaşıyor. Uzun süre geri gitmesinden sonra bu da başarı.E daha noolsun dimi. Sonra da bize bakıp gülüyor zibidi. :) Bir de özellikle bize tutunarak ayağa kalkıyor. Üstümüze tırmanıyor da diyebilirim. Dağcı olacak dağcı....

Bu arada geceler nasıl geçiyor diye soranlara tek cevabım zor olacak. Gerçi hiçbiri ilk gece kadar zor değildi. Ne yapacağımızı bilemedik ilk gece, acemi anne-babaya döndük. Ağladı, ağladı, ağladı. Uyudu uyandı bir daha ağladı. Ama ilk geceden sonra tekrar kendi odasıne geri döndü ve odasında akrobasiye başladık. Bu arada sesi kısıldı (evet çok canice gözüküyor). Ama şu bir hafta (umuyorum bir hafta) acıdan sonra herkes huzura kavuşacak. Kendim avutacak pek çok şey söylüyorum sürekli kendime. En başında da bunun onun iyiliği için olduğu ...

Doğa ise ''How are you''dedi. Türkçe bitti de :) Biz sorunca da '' I'm fine. Thank you''diye cevap verdi. Tabii bunların bir kaşık yemek yemeyip sonra da şirinlik yapıp gönlümüzü almak istemesinin de katkısı olabilir. Şu anda yatağında şarkılar söylüyor. Uyusun diye koyduk aslında odasına. Evet bir kaşık yemek yemeden yatırdık. Evimizin baz kuralları var ve bunlar onların iyiliği için. Olay da nasıl başladı? Ben Zeynep'e yemek yedirirken'' bana da anne yedirsin'' vızırdamaları ile. Kıskanıyor tama da hiç bu kadar geri gitmemişti.

Diğer bir gelişme de Doğa ona kızınca artık dudaklarını büzüp üzülüyor. Eskiden gülüp gider sende kızdığınla kalırdın. Şimdi önce kızıyorsun, sonra üzdüğün için üzülüyorsun. Ah evladım nasıl büyüyeceksiniz...

Okulu da anlatmaya başladı ufak ufak. ''Benim arkadaşlarım vaaaar adı daa Atamer ve Afe(Efe)''
Oyun gurubu dahil 5 ay olduğu düşünülürse bana çektiğini söyleyebiliriz. Ben de hiçbirşey anlatmazdım. Azıcık da iyi yönlerimi alsaydın ya kızım ...

Not: Resim için sadece bizim evin halleri diyorum...

20 Ocak 2011 Perşembe

İlkler vs.

Bugün eve geldiğimizde Zeynep salonda yerde oynuyordu. Bizi gördüğüne ilk defa bu kadar sevindi. Gülücükler, eller, kollar ....:)Yavrum benim biz de seni çok özlüyoruz.

Doğa da bugün ilk defa Zeynep'i şikayet etti. Başlıyoruz sanırım :
Doğa: - Anne Zeynep fardalla (hardalla) oynuyooooo.(ki hardal değil karabiber değirmeni idi )

Ve son olarak normalde evde geçen replik:
Anne ya da baba: -Bizim evde kim çizgi film izliyor?
Doğa: - Yemeğini bitiren

Bugünkü versiyonu:
Baba: - Bizim evde kim çizgi film izliyor?
Doğa: - Ben :)